
metallica
Sad But True
Hey
I’m your life
Ben senin hayatınım
I’m the one who takes you there
Ben seni oraya götüren biriyim
hey
I’m your life
ben senin hayatınım
I’m the one who caress
Ben kucaklanan biriyim
they
Onlar
they betray
Onlar ele verir,İhanet eder
I’m your only true friend now
Şu anki tek hakiki dostun benim
they
Onlar
they’ll betray
Onlar İhanet edecekler
I’m forever there
Ben sonsuza kadar oradayım
I’m your dream, make you real
ben senin hayalinim gerçekleştir
I’m your eyes when you must steal
Ben senin gözlerin olduğum halde aşırabilirsin
I’m your pain when you can’t feel
Ben izdirabın olduğum halde hissedemezsin
sad but true
çok kötü ancak doğru
I’m your dream, mind astray
Ben senin hayalinim,Sapmış düşüncenim
I’m your eyes while you’re away
Ben senin gözlerinim yola çıkmışken
I’m your pain while you repay
Ben senin izdirabınım karşılığını verirken
you know it’s sad but true
Biliyorsun çok kötüdür ancak doğru
you
Sen
you’re my mask
Benim maskemsin
you’re my cover, my shelter
Sen kapağımsın, siperimsin
you
Sen
you’re my mask
Benim maskemsin
you’re the one who’s blamed
Sen kabahatli birisin
do
Yap
do my work
Yap işini
do my dirty work, scapegoat
Yap kirli işimi, günah keçisi
do
Yap
do my deeds
Yap eylemlerimi
for you’re the one who’s shamed
Kim utanılacak biri senin için
I’m your dream, make you real
ben senin hayalinim gerçekleştir
I’m your eyes when you must steal
Ben senin gözlerin olduğum halde aşırabilirsin
I’m your pain when you can’t feel
Ben izdirabın olduğum halde hissedemezsin
sad but true
çok kötü ancak doğru
I’m your dream, mind astray
Ben senin hayalinim,Sapmış düşüncen
I’m your eyes while you’re away
Ben senin gözlerinim yola çıkmışken
I’m your pain while you repay
Ben senin izdirabınım karşılığını verirken
you know it’s sad but true
Biliyorsun çok kötüdür ancak doğru
hate
nefret
I’m your hate
Ben senin nefretinim
I’m your hate when you want love
Ben senin nefretinim aşk istediğin zaman
pay
Öde
pay the price
Öde bedelini
pay, for nothing’s fair
Öde, Hiçkimsenin adaleti için
hey
I’m your life
Ben senin yaşamınım
I’m the one who took you here
Seni buraya alan biriyim
hey
I’m your life
Ben senin yaşamınım
and I no longer care
ve Uzun kaygım yok
I’m your dream, make you real
ben senin hayalinim gerçekleştir
I’m your eyes when you must steal
Ben senin gözlerin olduğum halde aşırabilirsin
I’m your pain when you can’t feel
Ben izdirabın olduğum halde hissedemezsin
sad but true
çok kötü ancak doğru
I’m your truth, telling lies
Ben senin hakikatinim, yalanlar söylüyorum
I’m your reasoned alibis
Ben senin iyi düşünülmüş bahanelerinim
I’m inside open your eyes
Ben açık gözlerinin içierisindeyim
I’m you
Ben senim
sad but true
Çok kötü ancak doğru !!!
Turn The PageOn a long and lonesome highway east of Omaha
Omaha’nın doğusunda uzun ve sessiz bir yolda
You can listen to the engine moanin’ out his one note song
Motorun bir notalık şarkısını uğuldayışını dinlersin
You think about the woman or the girl you knew the night before
Bir gece önce tanıdığın kadını veya kızı düşünürsün
But your thoughts will soon be wandering the way they always do
Fakat düşüncelerin yakında yoldan sapavak hep yaptıkları gibi
When you’re ridin’ sixteen hours and there’s nothin’ much to do
16 saattir araba kullanıyorsun ve yapacak fazla bir şey yok
And you don’t feel much like ridin’, you just wish the trip was through
Ama sürmek istemiyorsun, sadece gezinin bitmesini diliyorsun
Here I am
Buradayım
On the road again
Tekrar yollarda
There I am
Oradayım
Up on the stage
Sahnenin üstünde
Here I go
Gidiyorum
Playin’ star again
Yıldızı oynayarak
There I go
Gidiyorum
Turn the Page
Sayfayı çevir
So you walk into this restaurant, all strung out from the road
Bu restoranın içine doğru yürüyorsun, hepsi yol kenarına dizilmiş
And you feel the eyes upon you as you’re shakin’ off the cold
Ve gözleri üzerinde hissediyorsun sen soğuktan donarken
You pretend it doesn’t bother you, but you just want to explode
Seni rahatsız etmiyormuş gibi yapıyorsun, ama patlamak istiyorsun
Most times you can’t hear ‘em talk, other times you can
Bazen konuştuklarını duymuyorsun bazen duyuyorsun
All the same old cliches, is it woman, is it man?
Aynı eski klişeler kadın mı? erkek mi?
And you always seem outnumbered, you don’t dare make a stand
Ve hep sayıca az gözüküyorsun, karşı durmaya cesaret edemiyoursun
Here I am
Buradayım
On the road again
Tekrar yollarda
There I am
Oradayım
Up on the stage
Sahnenin üstünde
Here I go
Gidiyorum
Playin’ star again
Yıldızı oynayarak
There I go
Gidiyorum
Turn the Page
Sayfayı çevir
Out there in the spotlight you’re a million miles away
Sahne ışıklarının orda milyonlarca mil ötedesin
Every ounce of energy you try and give away
Her onsenerjide deniyor ve pes ediyorsun
As the sweat pours out your body like the music that you play
Çaldığın müzik gibi bedeninden terler dökülürken
Later in the evening as you lie awake in bed
Gece geç vakitlerde yatakta uzanırken
With the echoes of the amplifiers ringin’ in your head
Amfilerin ekoları beyninde çınlarken
You smoke the day’s last cigarette, rememberin’ what she said
Günün son sigarasını içiyorsun, onun ne söylediğini hatırlayarak
Here I am
Buradayım
On the road again
Tekrar yollarda
There I am
Oradayım
Up on the stage
Sahnenin üstünde
Here I go
Gidiyorum
Playin’ star again
Yıldızı oynayarak
There I go
Gidiyorum
Turn the Page
Sayfayı çevir
There I go
Gidiyorum
Turn that page
Çevir şu sayfayı
There I go
Gidiyorum
There I go
Gidiyorum
There I go
Gidiyorum
There I go
Gidiyorum
There I go
Gidiyorum
There I go
Gidiyorum
I’m gone
Gittim
Fade To BlackLife it seems, will fade away
yaşam öyle görünüyor ki solacak
Drifting further every day
gün be gün uzaklaşarak
Getting lost within myself
içimde kaybolarak
Nothing matters no one else
hiçbir şey önemli değil , hiç kimse
I have lost the will to live
yaşama isteğimi yitirdim
Simply nothing more to give
kalmadı verecek şeyim
There is nothing more for me
benim için dahası yok
Need the end to set me free
beni özgür kılacak sona ihtiyacım var
Things are not what they used to be
hiçbir şey eskisi gibi değil
Missing one inside of me
içimden bir şeyler kaybolup gidiyor
Deathly lost, this can’t be real
ölümcül kayıp , gerçek olamaz bu
Cannot stand this hell I feel
hissettiğim cehenneme dayanamıyorum
Emptiness is filling me
boşluk dolduruyor içimi
To the point of agony
keder noktasına dek
Growing darkness taking dawn
büyüyen karanlık yutuyor şafağı
I was me, but now he’s gone
ben bendim , ama o gitti şimdi
No one but me can save myself, but it’s too late
sadece ben kurtarabilirim kendimi , ama çok geç
Now I can’t think, think why I should even try
düşünemiyorum artık niçin denemem gerektiğini bile
Yesterday seems as though it never existed
dün hiç olmamış gibi görünüyor
Death Greets me warm, now I will just say goodbye
ölüm sıcak karşılıyor beni , sadece elveda diyeceğim şimdi
Mama SaidMama, she has taught me well
Annem, beni iyi eğitti
Told me when I was young
Gençken bana anlattı:
“Son, your life’s an open book
“Oğlum,hayatın açık bir kitap
Don’t close it ‘fore its done”
Bitene kadar kapatma”
“The brightest flame burns quickest”
“En parlak alev en erken yanar”
That’s what I heard her say
Bu onun söylediklerinden duyduklarım
A son’s heart sowed to mother
Bir oğulun kalbi anneye bağlıdır
But I must find my way
Fakat yolumu bulmalıyım
Let my heart go
Kalbimin gitmesine izin ver
Let your son grow
Oğlunun büyümesine izin ver
Mama, let my heart go
Anne, kalbimin gitmesine izin ver
Let this heart be still
Bu kalbin sakinleşmesini sağla
Yeah, still
Evet, sakinleşmesini
Rebel, my new last name
Asi, yeni soy adım
Wild blood in my veins
Vahşi kan damarlarımda
Apron strings around my neck
Önlük boynumun etrafından çıkıyor
The mark that still remains
Halen kalan bir iz
Left home at an early age
Evi erken bir yaşta terkettim
Of what I heard was wrong
Duyduklarım yanlıştı
I never asked forgiveness
Hiç bağışlanmayı istemedim
But what is said is done
Ama söylenen yapılandır
Let my heart go
Kalbimin gitmesine izin ver
Let your son grow
Oğlunun büyümesine izin ver
Mama, let my heart go
Anne, kalbimin gitmesine izin ver
Let this heart be still
Bu kalbin sakinleşmesini sağla
Never I ask of you
Hiç seni sormadım
But never I gave
Ama hiç vermedim
But you gave me your emptiness that I’ll take to my grave
Ama sen bana mezarıma götüreceğim boşluğunu verdin
Never I ask of you
Hiç seni sormadım
But never I gave
Ama hiç vermedim
But you gave me your emptiness that I’ll take to my grave
Ama sen bana mezarıma götüreceğim boşluğunu verdin
So let this heart be still
Bu yüzden, bu kalbin sakinleşmesini sağla
Mama, now I’m coming home
Anne, şimdi eve geliyorum
I’m not all you wished of me
Benden istediğin değilim
A mother’s love for her son
Bir annenin oğluna sevgisi
Spoken, help me be
konuşulmuş, olmamda yardım et
I took your love for granted
Senin sevgini kanıksadım
And all the things you said to me
Ve bana tüm söylediklerini de
I need your arms to welcome me
Beni karşılaması için kollarına ihtiyacım var
But, cold stone all I see
Ama tüm gördüğüm soğuk kaya
Let my heart go
Kalbimin gitmesine izin ver
Let your son grow
Oğlunun büyümesine izin ver
Mama, let my heart go
Anne, kalbimin gitmesine izin ver
Let this heart be still
Bu kalbin sakinleşmesini sağla
Let my heart go
Kalbimin gitmesine izin ver
Mama, let my heart go
Anne, kalbimin gitmesine izin ver
ou never let my heart go
Hiç kalbimin gitmesine izin vermedin
So let this heart be still
Bu yüzden, bu kalbin sakinleşmesini sağla
Never I ask of you
Hiç seni sormadım
But never I gave
Ama hiç vermedim de
But you gave me your emptiness that I’ll take to my grave
Ama sen bana mezarıma götüreceğim boşluğunu verdin
Never I ask of you
Hiç seni sormadım
But never I gave
Ama hiç vermedim de
But you gave me your emptiness that I’ll take to my grave
Ama sen bana mezarıma götüreceğim boşluğunu verdin
Let this heart be still
Bu kalbin sakinleşmesini sağla
12 views
Yorumlar