"haber" kategorisi altındaki tüm yazılar listelenmektedir.
Tarih: 29 Eylül 2010
1 views Görüntüleme

Atv Ana Haber Bülteni 28 Eylül

Atv Ana Haber Bülteni 28 Eylül

Atv Ana Haber Bülteni 28 Eylül

0 views

Tarih: 28 Eylül 2010
0 views Görüntüleme

Rock Metal

ßurasi Rock ve metallica larin bulusduğu tek adres arkadaslar

Rock Metal

1 views

Tarih: 27 Eylül 2010
0 views Görüntüleme

Demokrat Yargı’dan YSK’ya tepki

Demokrat Yargı, YSK’nın, HSYK’ya üye seçimine ilişkin belirlediği takvim ve genelgesinde ”propaganda yasağı” getirmesini ”sokağa çıkma yasağı” olarak değerlendirildi.

Kürsü hakim ve savcılarının propaganda hakkının YSK tarafından ellerinden alınmış olmasının demokrasi önünde bir engel teşkil eden yargı bürokrasisinin devamı anlamına geleceği dile getirildi.

Demokrat Yargı’nın yazılı açıklaması şöyle:

“12 Eylül 2010 referandum sonuçları toplumumuzu ve özellikle de yargı alanını demokrasi umutlarının yeşerdiği yeni bir evreye taşımış bulunuyor. Bununla beraber, bu umutlar bugün yeni bir tehlike ile karşı karşıyadır. Bu nokta da yargı içindeki geleneksel güçlerin, içine girdiğimiz bu yeni dönemin demokratik ve özgürlükçü beklentiler üzerinden inşa edilmesi yönünde tabandan gelen eğilimlere karşı olan geleneksel dirençlerini yeni döneme de taşıma çabasına giriştikleri, kürsü hakim ve savcılarının yargı idaresinde var olma haklarını daha en başından etkisiz kılmaya dönük girişimler başlattıkları, bu girişimlerin bir yanıyla Adalet Bakanlığı bürokratları ile Yüksek Yargıdan oluşan ‘yargı bürokrasisi’nin HSYK seçim süreçlerini kendi isteklerine göre yön verme çabası olarak ortaya çıktığı diğer yanıyla da Yüksek Seçim Kurulu’nun ‘propagandasız bir seçim süreci’ dayatmasıyla ilerlediği, en nihayetinde anayasa değişikliğinin bir kez daha kendisini doğuran sebeplerle yüzleşmek zorunluluğuyla karşı karşıya bırakıldığı görülmektedir. Bu itibarla bu yeni dönemde de halkımızın ve hakim ve savcıların yukarıdaki gelişmeler karşısında demokrasi ve özgürlük konusundaki ısrarlı tutumlarını sürdürmeleri acil bir sorumluluktur.”

YSK’nın anayasayı yanlış yorumladığının kaydedildiği açıklamada şu ifadelere yer verildi:

”Yüksek Seçim Kurulu, HSYK seçim sürecine ilişkin aldığı kararıyla yeni anayasa değişikliğini uygulamayacağını ve dikkate almayacağını göstermiş bulunmaktadır.

Anayasanın geçici 19′uncu maddesinde ‘Adaylar propaganda yapamaz’ şeklindeki açık hükmüne rağmen, gerek bu hükme gerekse başta düşünce ve basın özgürlüğü olmak üzere Anayasada düzenlenen temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldıracak şekilde ‘her türlü propaganda yasaktır’ ibaresiyle sınırsız yasaklama getirmiştir. Ayrıca açıklanan takvime göre resmi ‘adaylık’ sıfatının 7 Ekim’de kesin aday listesinin açıklanmasıyla kazanılacağı ve bu tarih itibarıyla başlaması gereken yasağı, ortada henüz yasak uygulanacak adayların bulunmadığı bir tarihte yani 24 Eylül tarihinden itibaren başlatmak suretiyle yasak alanı süre yönünden genişletmiştir.

Anayasa maddelerinin yine Anayasa maddeleri ile okunması buna göre hareket edilmesi gerekirken, Genelgenin ‘adaylar ve seçmenler’ başlıklı 2′nci maddesinde Anayasanın 159′uncu maddesi 2802 Sayılı Kanun’a göre yorumlanarak kimlerin aday ve seçmen olabileceğine karar verilmesi Anayasaya açıkça aykırı ve yorum tekniği açısından eşine rastlanmayacak bir garabet niteliği taşımaktadır.

Tüm bu nedenlerle Yüksek Seçim Kurulu sayesinde modern Türk tarihinin en trajikomik seçimlerinden birisini idrak ediyor olacağız. YSK’nın ‘seçim yapacağız, fakat seçme hakkı olmayacak’ anlamına gelen kararı Türkiye’deki seçimler tarihinin gerçek bir istisnası olacaktır. Çünkü ‘seçimsiz bir seçim süreci’ darbe dönemlerinde dahi yaşanmamıştır.

YSK, adeta yargı içinde bir ‘sokağa çıkma yasağı’ ilan etmiştir. YSK’nın bu yaklaşımı geleneksel devlet seçkinlerinin veciz sözü haline gelen ‘okullar olmasa maarifi ne güzel yönetirdim’ sözünün ‘seçimler olmasa seçim sürecini ne güzel yönetirdim’ sözüne tercüme edilmesidir ki artık bu yeni dönemde bu yöndeki yorumların geçmiş ve unutulması gereken anılarımıza eklenmesi gerektiği açıktır.”

YSK’nın referandum da kabul edilen Anayasa değişikliğini dikkate almadan böyle bir karar vermesini kürsü hakim ve savcılarının HSYK’da temsilinin önünü geçmeye çalışmak olarak değerlendiren Demokrat Yargı Yönetim Kurulu, ”Bir diğer yandan YSK’nın bu kararı, kürsü hakim ve savcılarının HSYK’da temsilinin önünü tamamen kesen, buna karşılık ise Adalet Bakanlığı bürokratları ile Yüksek Yargının ‘idari’ güç ve etkinliğine açık, onların geleneksel güçlerini yarına taşımaya matuf ve HSYK seçim sürecini geleneksel güçlerin ‘gizli propaganda’ eğilimlerine emanet eden bir alan yaratmaktadır.” dedi.

Açıklamada, ayrıca şöyle denildi:

“Bu nedenlerle YSK’nın derhal mevcut seçim takvimini durdurarak 27 Eylül 2010 tarihinden itibaren Anayasa hükümlerine uygun yeni bir seçim takvimini açıklaması gerekmektedir. Yukarıdaki gerekçelerle Derneğimiz Yönetim Kurulu Üyeleri tarafından itiraz dilekçeleri Yüksek Seçim Kurulu’na verilecektir. Yüksek Seçim Kurulu’nun yapılacak olan HSYK üyeliği seçimlerine Anayasanın öngördüğü ilkeler çerçevesinde hassasiyetle yaklaşmasını bekliyoruz.”

0 views

Tarih: 27 Eylül 2010
0 views Görüntüleme

Kasımiye Medresesi’nde defile zamanı

Yaklaşık bir buçuk yıl önce Mardin Valiliğinin desteği ile başlatılan Mardin Halk Eğitim’e bağlı Cemil İpekçi Atölyesi, ilk ürünlerini saat 21.00′de Kasımiye Medresesi’nde sergiledi.

Kasımiye Medresesi’nde ‘Bir Doğu Masalı Dört Mevsim’ adlı defilede, özel yetenek sınavı ile alınan 50 öğrencinin eğitim gördüğü atölyede hazırlanan kostümler büyük bir görsel şovla sergileneceği defilede ulusal basının yanı sıra çok sayıda yabancı basın mensubu ile sosyete ve iş dünyasından ünlü isimler de yer aldı.

Tasarımları Cemil İpekçi tarafından yapılan ve kadife, pazen, tülbent ve yöreye ait kumaşlar ile o yöredeki birçok inanışın etnik desenlerinin yer aldığı giysiler 30 kadın, 15 erkek manken tarafından podyuma taşındı.

Konsepti “bir doğu masalını 4 mevsimde anlatmak” olan ve bu nedenle ‘Bir Doğu Masalı Dört Mevsim’ adı verilen defilenin koreografisini Yasin Soy üstleniyor.

Mardin’deki Cemil İpekçi Atölyesi’nin öğretmenleri ve öğrencileri tarafından 6 aylık yoğun bir çalışma ile hazırlanan gösteride özellikle 1950′leri anımsatacak gece ve gündüz kostümleri yer aldı.

0 views

Tarih: 27 Eylül 2010
0 views Görüntüleme

Kosova’nın bayrağı Kale Belediyesi’nden

Kale ilçesi, Kosova’daki kardeş ilçe İpek Belediyesi’nden gelen heyetini ağırladı. Kosova heyeti, Kale Belediye Başkanı İsmail Yarımca’yı ve Kale Kaymakamı Yakup Bölükbaşı’nı ziyaret ettikten sonra eski Kale tarihi Cevherpaşa Camisi’ni gezdi.

Kale Belediye Başkanı Yarımca’nın Kosova heyeti onuruna verdiği akşam yemeğine Pamukkale Üniversitesinden Yard. Doç. Dr. Turgut Tok, Kızılcabölük Belediye Başkanı Abdulkadir Uslu, Yeşilyuva Belediye Başkanı Ahmet Demirtaş,siyasi partilerin ilçe başkanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

Yemekte bir konuşma yapan Belediye Başkanı İsmail Yarımca, kardeş şehir Kosova heyetine ziyaretlerinden dolayı teşekkür etti, Türk bayrağı ve teşekkür belgesi verdi. Yarımca, ”Kosova’ya Türk bayrağını Kale Belediyesi dikecek” dedi.

Yemekte Kosova heyeti adına konuşma yapan Dr. Ergin Jable, ”Türkiye ile Balkanlar arasında neler yapabiliriz diye ilk olarak Doç. Dr. Turgut Tok hocamızla konuştuk. Önce İpek Belediyesi ile kardeşlik sağladık. İpek’e bir yeni park yapılmakta. Bu park kale belediyesi tarafından yapılmaktadır. 29 Ekimde de parka Türk bayrağı dikilecektir” dedi.

Yard. Doç. Turgut Tok da aynı dili konuşan Kosovalılara kavuşmaktan mutlu olduğunu belirterek, ”Bu buluşmanın bendi Kale ilçemiz olmuştur. Mamuşa’da Türklerin kurmuş olduğu bir derneğimiz var. Alperenler Derneği. Prizren şehrinde de bir Türk derneği var o da Doğru Yol Derneği. Çok önemli bir Türk derneği olan dernekte 1000 Türk çocuğu eğitime devam etmekte” diye konuştu.

Belediye folklor ekibi, yemek sırasında gösteri sundu.

0 views

Tarih: 27 Eylül 2010
0 views Görüntüleme

Erdoğan el uzattı, nihayet evlendiler

Birgül Çapar ve Tolga Özkan çiftinin Ünye ilçesinde Halil Efendi Sosyal tesislerinde yapılan düğün törenine AK Parti Ordu Milletvekili Mustafa Hamarat, Ünye Kaymakamı Osman Günaydın, Belediye Başkanı Ahmet Arpacıoğlu ve çiftin yakınları katıldı.

Damat Tolga Özkan düğün öncesi duygularını dile getirerek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kendilerine verdiği düğün hediyesiyle düğünlerini daha erken bir tarihte yapma fırsatı yakaladıkları için son derece mutlu olduklarını söyledi.

”Sayın Başbakanımızın bize gösterdiği ilgiden dolayı çok mutluyuz” diyen Özkan, şunları ifade etti:

”Bu mutlu günümüzün olmasında emeği geçen herkese, başta sayın Başbakanımız, Belediye Başkanımız, sayın Kaymakamımız, milletvekillerimiz, il genel meclisi üyelerimiz herkese çok teşekkür ediyoruz. Sayın Başbakanımızın bize gösterdiği ilgi ve alakadan dolayı çok mutluyuz. Bugün de sağ olsunlar çok değerli büyüklerimiz bizleri yalnız bırakmadılar herkese teşekkür ediyoruz.”

Düğün törenine katılan AK Parti Ordu Milletvekili Mustafa Hamarat ise genç çifte Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını ve tebriklerini iletti.

Kendisinin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen genç çiftin düğün törenine katıldığını vurgulayan Hamarat, ”Her iki ailemizin de bu mutlu gününe eşlik ederek onları yanlarında oluyoruz. Baktığımız zaman da salon dolu. Çiftimizin yakınları zaten düğüne geleceklerdi ama sayın Başbakanımızın ziyareti dolayısıyla Ünyeliler de düğün törenine eşlik ettiler. Ailelerimiz de bu durumdan memnunlar. Sayın Başbakanımız Ünye’ye olan bu emanetini Ünyeliler de şerefle karşılamışlardır. Sayın Başbakanımıza teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

Ünye Kaymakamı Osman Günaydın da her iki ailenin de çok şanlı insanlar olduğunu dile getirdi.

Genç çiftte mutluluklar dileyen Günaydın, şunları kaydetti:

kullan

”Ben sayın Başbakanımıza maddi ve manevi desteklerinden dolayı tüm Ünyeliler adına teşekkür ediyorum. Kendisinden Allah razı olsun. Genç çiftimiz de umut ediyorum ki bundan sonraki hayatlarında bu mutluluklarını yaşamaya devam ederler.”

Törene katılan Ünye Belediye Başkanı Ahmet Arpacıoğlu da genç çiftte mutluluklar dilerken, ”Sayın Başbakanımızın dediği gibi kendilerinden en az üç çocuk istiyoruz” dedi.

Damadın babası Ahmet Özkan ise Başbakan Erdoğan’a kendilerine karşı göstermiş olduğu ilgi ve alakadan dolayı teşekkür etti.

Öte yandan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın düğün hediyesi olarak gönderdiği altın bilezik AK Parti Ordu Milletvekili Mustafa Hamarat tarafından genç çiftte takdim edildi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 22 Ağustosta Samsun mitinginin ardından helikopterle Ordu’ya geçerken Ünye ilçesine gerçekleştirdiği sürpriz ziyarette, Ünyeli damat Tolga Özkan ile Şanlıurfalı gelin Birgül Çapar’ın hikayesini öğrenmiş, çifte 10 bin lira düğün hediyesi vermişti. Bu hediye, maddi nedenlerle gelecek yıl yapılması planlanan düğünü erkene aldırmıştı.

0 views

Tarih: 27 Eylül 2010
0 views Görüntüleme

Bakan Atalay izinsiz dinlemeye sert çıktı

Bakan Atalay, Polis Eğitim ve Kongre Merkezi’nde (PEKOM) gerçekleştirilen Uluslararası İstihbarat Sempozyumu’na katıldı. Burada bir konuşma yapan Bakan Atalay, istihbaratın, çağımızda güvenli hayat için kaçınılmaz bir olgu olduğunu söyledi. Bakan Atalay, “Tartışılması ve değerlendirilmesi gereken, bunun nasıl yapılacağı, sağlıklı yapılması, hukuk içinde yapılması, insanı ezen korkutan değil insanı koruması. İstihbarat dünyanın her yerinde önemli enstrümanlardan birisi. Doğru ve yerinde istihbarat binlerce, on binlerce insanın hayatını kurtarabilmekte. Yanlış istihbarat neticesinde büyük zararlara da uğranabilir” ifadelerini kullandı.

Demokratikleşme çabalarının korunması ve demokratik toplum düzeninin devamının sağlanmasının, örgüt faaliyetlerinin önceden tespit edilmesine bağlı olduğunu belirten Bakan Atalay, “Bu da istihbaratla olur. Günümüz dünyasında özellikle organize suçlarla ilgili önleyici en önemli mekanizma istihbarattır. Organize suçlar içinde terör dediğimizde olmazsa olmazı istihbarat. Terörle mücadelenin en etkili enstrümanı istihbarat. Terör gibi hassas alanlarda insana dayalı istihbaratın önemi hiç eksilmedi, aksine artıyor. Terör örgütlerinin de ürettiği pek çok yeni yöntemler var. Bütün bu açılardan istihbarat olmazsa olmaz ama istihbaratın hukuk kuralları içinde olması da bunun kadar önemli. Demokrasi ve istihbarat zıt kutuplarda değil, hukuk ve istihbarat zıt kutuplarda değil. Bunlar aksine birbiri için gerekli. İstihbarat ve demokrasi ilişkisi negatif değil pozitiftir ve pozitif olmak zorundadır” dedi.

Beşir Atalay, istihbaratın, yetişmiş insan işi olduğuna dikkat çekerek, “Çok birikimli, iyi yetişmiş, algısı, zekası ve yorum gücü olan elemanlarla yürür. Yoksa bu görev çok kolay yanlış şekilde kullanılabilir. Bilgi, haber, dedikodu birbirine karışır ve toplanan bilgiler değerlendirilemez olur” açıklamasında bulundu.

Türkiye’nin geçmiş zamanlarda çok suçlandığını belirten Atalay, Türkiye’de yanlış yöntemler, yanlış güvenlik tedbirlerinin, güvenlik personelinin, polisin, jandarmanın insana davranışının çok tartışıldığını söyledi. Bakan Atalay, “Bütün bunlar gözden geçirildi. Bütün karakollar gözden geçirildi. Türkiye uzun süre işkenceyle suçlandı. Şimdi işkence ve kötü muamele yok. İşkencenin cezasını çok arttırdık. Para cezasına çevrilemez ve ertelenemez. Bu sene hiçbir güvenlik görevlimiz aleyhinde işkence ve kötü muameleden dolayı bir tane dava açılmamıştır. Kararlıyız, vatandaşa iyi davranılacak. İç güvenlik ve istihbarat bizim için ne kadar önemliyse, bunun hukuka uygun, demokratik süreçler içinde ve insanı koruyarak yapılması da o kadar önemli” ifadelerini kullandı.

11 Eylül olaylarından sonra özgürlüklerin biraz güvenlik uğruna feda edilir hale geldiğini belirten Atalay, acımasız terör olaylarının her ülkede özgürlüklerin kısıtlanması için vesile olduğunu söyledi. Bakan Atalay, “Bir yerde terör olursa o ülke ister istemez özgürlükler kısıtlanır. Türkiye olarak terör olaylarından dolayı özgürlükleri kısıtlayan bir ülke olmadık. Belki istihbarat ve diğer çalışmalarda klasik kalıplardan uzaklaşmalar dünyada görüldü ama biz Türkiye olarak bir karar vermiştik, hiçbir gerekçe ile demokratik sürecimizi askıya almayacağız. Demokratik yöntemlerimizi, hukukun uygulanmasını zedelemeyeceğiz. Biz şu anda daha demokrat, daha hukukun içinde güvenlik hizmetlerini yürüten bir ülkeyiz” dedi.

İstihbarat konusunda ülkeler arası işbirliğinin de önemli olduğunu belirten Atalay, sadece terör değil, bugün sınırı aşan suçların hepsinde daha fazla istihbarat değişimine ihtiyaç olduğunu söyledi. Atalay, “Maalesef bu konuda çok geniş bakıyoruz. Ülkeler arası işbirliği olmadan mücadele edemezsiniz. Hiçbir ülke bugün terörle yalnız başına mücadele edemez. Bölücü terör örgütü ile ilgili bilgi değişimini özellikle Avrupa ülkeleri uzun süre bizimle paylaşmamıştır. Terörden kendileri de zarar görünce başladılar. Şimdi Avrupa bizimle daha fazla paylaşıyor. Biz onlara daha fazla bilgi veriyoruz, onlardan da bilgi alıyoruz” diye konuştu. Son olarak dinleme olaylarına değinen Bakan Atalay, sözlerini şöyle tamamladı:

“Şu anda Türkiye’de kişilerin dinlenmesi, telefon dinleme, teknik takip gibi şeyler sadece yargı kararıyla olur. Yargı kararı dışında bir uygulaması olamaz. Yargı kararı dışında eğer bunu yapan olursa cezası çok ağırdır. Türkiye’de bu alanda bir dağınıklık vardı. Keyfiliklere de müsait bir zemin vardı. Hükümetimiz döneminde bu bir yasal düzenlemeye tabi tutuldu. Çerçevesi yeniden çizilerek bir disiplin getirildi.”

0 views

Tarih: 27 Eylül 2010
0 views Görüntüleme

Askerlik Şubesi’nde garip olay; 1 şehit

Aydın’ın Söke ilçesinde bulunan askerlik şubesine kimliği belirsiz bir kişi tarafından açılan ateş sonucu 1 asker ağır yaralandı.

Cumhuriyet Mahallesi, Karhan Caddesi üzerinde bulunan Söke İlçesi Askerlik Şubesi’ne, Murat Sokağı başında bulunan kimliği belirsiz ve kar maskesi taktığı belirtilen bir kişi tarafından silahla ateş edildi. Açılan ateş sonucunda, Askerlik Şubesi önünde nöbet tutan asker Hakan Selekkaya ağır yaralandı. Selekkaya Fehmi Faik Kocagöz Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Olay sonrası Askerlik Şubesi’nin bulunduğu bölgede geniş güvenlik önlemi alınırken, saldırıyı düzenleyen 1.75 boylarındaki kar maskeli saldırganın yakalanması için operasyon sürüyor.

Askerlik şubesine yapılan saldırıda yaralanan asker şehit oldu

 Aydın’ın Söke ilçesi Askerlik Şubesi Başkanlığı’nda nöbet tutarken açılan ateş sonucu yaralanan asker, şehit oldu. Olay sonrası edinilen ilk bilgilerde askerlik şubesine dışarıdan bir kişinin ateş ettiği yönündeydi. Ancak, Aydın Valisi Hüseyin Avni Coş, askerlik şubesinin bahçesinden ateş edildiğinin tespit edildiğini kaydetti. Coş, şubedeki silahların kriminal laboratuvara gönderildiğini açıkladı.

Edinilen bilgiye göre, Cumhuriyet Mahallesi Karhan Caddesi üzerinde bulunan Söke Askerlik Şubesi Başkanlığı’nda kapı önünde nöbet tutan asker Hakan Selekkaya, açılan ateş sonucu ağır yaralandı.

Söke Fehmi Faik Kocagöz Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Selekkaya, burada ameliyata alındıktan kısa süre sonra yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu.

Olay sonrası verilen ilk bilgilerde, silahlı saldırıyı askerlik şubesinin dışından kimliği belirsiz bir kişinin yaptığı yönündeydi.

Aydın Valisi Hüseyin Avni Coş, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Olay sonrası askerlik şubesinin dışından ateş edildiğine yönelik iddialar vardı. Bu olay tüm yönleriyle araştırıldı ve dışarıdan ateş edildiğine yönelik hiçbir bulgu elde edemedik. Ateş etme olayı askerlik şubesinin içinden olmuş. Askerlik şubesinin içindeki bahçede 3 el ateş edilmiş. Bahçe içinde boş mermi kovanları bulundu. Cumhuriyet Savcısı ve diğer yetkililer olay yerinde gerekli tüm incelemeleri yapıyor. Şubedeki silahlar incelenmek üzere kriminal laboratuvara götürülüyor. Burada yapılacak inceleme sonucunda hangi silahtan ateş edildiği ve kimin ateş ettiği belirlenecek. Şubedeki askerler ve diğer yetkililerin ifadeleri alınıyor ve gözetim altında tutuluyorlar.” dedi.

0 views

Tarih: 27 Eylül 2010
0 views Görüntüleme

Söke’de provokasyona ramak kaldı

 Er Hakan Selekkaya’nın, askerlik şubesi içinden açılan ateş sonucu şehit olduğu kesinleşti. Bazı kişiler polise, dışardan birinin ateş ettiği yönünde asılsız bilgi verince, ilçede şiddet olaylarının eşiğinden dönüldü.

Cumhuriyet Mahallesi, Karhan Caddesi üzerinde bulunan askerlik şubesinde nöbet tutan er Hakan Selekkaya, saat 19.30 sıralarında açılan ateşle ağır yaralandı. Selekkaya, kaldırıldığı hastanede şehit oldu. Aydın Valisi Hüseyin Avni Coş, askerlik şubesine dışardan bir saldırı olduğu iddialarının doğru olmadığını açıkladı.

Askerlik şubesinden silah sesleri yükselmesi üzerine olay yerine ulaşan Söke İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, olayın sıcaklığıyla hemen çevredeki görgü tanıklarından bilgi almaya çalıştı. Bazı vatandaşlar polise yanlış bilgi vererek, kar maskesi takan bir kişinin olay yerinden kaçtığını gördüklerini söyledi. Bunun üzerine ekipler, Polis Haber Merkezi’ne telsizle anons ederek, olay yerinden kar maskesi takmış bir kişinin kaçtığını bildirdi. Bu anonsu duyan bazı gazeteciler de, merkezlerine geçtikleri haberde, Söke Askerlik Şube Başkanlığı’na silahlı saldırıda bulunulduğu haberini geçti. Görgü tanığı olduğunu söyleyen kişilerin polise verdiği bu asılsız ifadelerin kısa sürede ilçede yayılması üzerine saat 21.00′den itibaren vatandaşlar şubenin önünde toplanmaya başladı. Kalabalığın artması üzerine olay yerine gelen Söke Kaymakamı Mehmet Demirezer, saldırı iddialarının doğru olmadığını, şubedeki incelemelerin sürdüğünü söyleyerek vatandaşları sakin olmaya çağırdı. Demirezer’in konuşmasının ardından şube önünde toplanan kalabalık grup olaysız bir şekilde dağıldı.

İçeriden açılan ateşle vurularak ağır yaralanan, daha sonra kaldırıldığı Söke Faik Kocagöz Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olan er Selekkaya’nın cenazesi otopsi için Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı. Dışardan bir saldırının sözkonusu olmadığını ifade eden Aydın Valisi Hüseyin Avni Coş, “İlk başta terör saldırısı endişesi vardı. Olayın hemen ardından polis ve jandarma birimlerimiz işbirliği ve koordine içinde çalışmaya başladı. Olay mahallinin çevresinde geniş kapsamlı araştırmalar yapıldı ve sonuçta bunun bir terör saldırısı olmadığı anlaşıldı. Ateş etme olayı şubenin bahçesinde yaşanmıştır” dedi. Bahçede 3 adet boş mermi kovanı, duvarda mermi izi gibi kanıtlar elde edildiğini aktaran Coş, “Cumhuriyet Savcımız soruşturmayı tüm yönleriyle sürdürüyor. Şubedeki silahlar kriminal incelemesi için labaratuvara götürüldü. Hayatını kaybeden askerimizin cenazesi otopsi için Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı. Cenaze üzerindeki ilk bulgulara göre yakın mesafeden ateş edilmiş. Bu da dışardan saldırı ihtimalini ortadan kaldırıyor. Vatandaşlarımızın tedirgin olacağı bir durum yok. Aydın’ın her ilçe, kasaba ve köyünde huzur bozucu bir durum sözkonusu değildir” diye konuştu. Coş, er Hakan Selekkaya’nın intihar mı ettiği yoksa başka bir asker tarafından kaza sonucu açılan ateşle mi öldüğü konusunun alınacak el subapları ve kriminal incelemenin ardından netlik kazanacağını sözlerine ekledi.

0 views

Tarih: 27 Eylül 2010
1 views Görüntüleme

İran’dan kaçak kitap getirmişler

 Daha önceden matbaa makinelerine el konulduğu için basım yapamayan korsancıların İran’dan kaçak yollarla korsan kitap getirdiği öğrenildi. Yapılan operasyonda piyasa değeri yaklaşık bir milyon lira değerinde İngilizce kitap ele geçirildi.

Beyazıt Sahaflar Çarşısı’nda korsan kitap satıldığı ihbarını alan İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ekipleri geniş çaplı soruşturma başlattı. Müşteri kılığında dükkânlara giren polisler, korsan kitapların Beyazıt’taki bir depodan getirildiğini belirledi. Zanlıların şüphe uyandırmamak için dükkânlarına korsan kitap sokmadığını ve teslimatı dışarıda yaptığını tespit eden ekipler, operasyon için düğmeye bastı.

ÇEVİK KUVVET EŞLİĞİNDE OPERASYON

Çevik kuvvet polisi eşliğinde depoya giren Güvenlik Şubesine bağlı ekipler, depoda 25 bin İngilizce eğitim kitabı ele geçirdi. İş yerindeki kitaplar arasında dünyaca ünlü yayınevleri Oxford ve Cambridge gibi pahalı markaların da olması dikkat çekti. Piyasada 60-80 milyona alıcı bulan kitapların, çok daha ucuz fiyata satıldığı ancak simsarların son işlerinde suçüstü yakalandıkları öğrenildi.

Baskının ardından matbaanın yerini tespit etmeye çalışan ekipler, kitapların İran’dan getirildiğini belirledi. Geçtiğimiz Mart ayında bir milyona yakın kitabın ele geçirildiği operasyonun ardından, matbaa makinelerine el konulan korsan kitap satıcılarının İran’dan sahte kitap getirme yoluna gittiği belirlendi. Çeşitli adreslere yapılan baskınlarda 11 kişiyi gözaltına alan polislerin konuyla ilgili geniş çapta soruşturması sürüyor.

0 views

Sayfa 20 of 106« ilk...101819202122304050...son »