Avrupada yaşanan mali sıkıntılar nedeniyle finansal piyasalarda görülen çalkantılı dönemde geri plana itilen deflasyon korkusu, gelişmiş ülkelerde kendisini yeniden göstermeye başladı.
Fiyatların genel seviyesinde gerileme olarak tanımlanan deflasyona yönelik korkular en çok Avrupada kendini gösteriyor. Son finansal kriz sonrasında, kıtada henüz güçlü büyüme oranları yakalanmamış olmasına rağmen politika yapıcıların büyük bütçe açıklarını azaltma çabaları, bu korkunun başlıca nedenini oluşturuyor.
Bütçe açıklarını ve kamu borçlarını azaltma amacıyla harcamalarda yapılan kesintilerin ve vergi artışlarının birlikte ortaya çıkardığı ekonomik durum, büyümeyi olumsuz etkileyip, deflasyonu körükleyebilme riski yaratıyor.
BORÇ ÖDEMEYİ ZORLAŞTIRIYOR
Deflasyon, hem tüketiciler, hem iş işletmeler ve hem de devletler için borçların ödenmesini daha zorlaştıran bir olumsuz etki yaratıyor. Çünkü, deflasyonist ortamda eldeki borcun seviyesi değişmezken, fiyatlardaki düşüş gelirin azalmasına ve böylece de borcun daha zor ödenmesine neden oluyor.
Yetkilileri deflasyon konusunda korkutan diğer bir şey ise fiyatlardaki düşüşün önüne geçmedeki zorluk yatıyor. Başta ABD olmak üzere faiz oranlarının da birçok gelişmiş ülkede sıfıra yakın düzeylerde olması, politika yapıcıların büyümeyi hızlandırmak ve deflasyonu durdurmak için faiz oranlarını düşürme gibi geleneksel araçları kullanmada ellerini bağlıyor.
Örneğin sert kemer sıkma önlemleri alan ve hali hazırda deflasyon sürecinden geçen İrlandada geçen hafta içinde gelen veriler, tüketici fiyatlarının Mayıs ayında geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 1.1 gerilediği açıkladı. Bu gerileme, fiyat düşüşlerini son aylarda daha az oranda gerçekleşmeye başlamasına rağmen gerçekleşti.
ABDDE GÖZLER TOPARLANMADA
ABDde ise şimdilik deflasyon tehlikesi nispeten daha uzak görünse de, ekonomistler toparlanmanın sekteye uğraması durumunda riskin artacağı uyarısında bulunuyor.
ABDnin George Mason Üniversitesinde görevli Profesör Anthony Sanders, konuyla ilgili yaptığı bir değerlendirmede, “Deflasyona yönelik açık işaretler bulunuyor… [ABD Merkez Bankasındaki] arkadaşlarım benimle aynı görüşü paylaşmayabilir. Eğer bankalar kredi vermezse, deflasyon ile karşı karşıya kalacağız” dedi.
Gerek ABD gerekse de diğer ülkelerdeki politika yapıcılar geçen 10 yıllık dönemin çoğunda deflasyon konusunda endişe taşıdı. ABD Merkez Bankasının (Fed) 2000li yılların başında uygulamaya koyduğu düşük faiz politikası da bu riskin ortadan kaldırılması amacı taşıyordu. Şu ana kadar ise bu tehlike Japonya dışına diğer büyük ekonomilerde sürekli hale gelmedi.
0 views
Yorumlar